Osmanlı’nın Afrika’daki Son Toprak Parçasını Kaybettiği Trablusgarp Savaşını Nedeni ve Sonuçlarıyla Anlattık

19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu için oldukça zor geçiyordu. Batılı devletlerin emparyalist politikaları esasen güçten düşmüş Osmanlı’nın uzak vilayetlerinde tesirini gösteriyordu. Herkes bir yerden bir hisse kapmaya çalışırken geride kalmak istemeyen İtalyanlar, Trablusgarp ve çevresine göz dikti. Çok geçmeden de bir işgal ve sonrasında Trablusgarp Savaşı başladı. 

Trablusgarp Savaşı, Osmanlı bozgun döneminin en mühim savaşlarından bir tanesidir. Osmanlı’ın haklı bir müdafaa olarak başladığı savaş maalesef en sonunda Afrika’daki son toprak parçamızı ve dahası, Ege Deniz’inde bulunan 12 adamızı da kaybetmemizle sonuçlanmıştır. Gelin Trablusgarp Savaşı nelerdir birazcık daha yakından bakarak nedenlerini ve neticelerini görelim.

Hiç bilmeyenler için özetlemek gerekirse anlatalım; Trablusgarp Savaşı nedir?

İtalya Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşanan ve tarihe Türk – İtalyan Savaşı şeklinde de geçen Trablusgarp Savaşı, İtalyanların Osmanlı’nın bir vilayeti olan Trablusgarp, Fizan ve Sirenayka bölgelerini işgal etmeleri ile başlamıştır. Uşi Antlaşması ile noktalanan savaşın kazananı İtalyanlar olmuştur. 

Trablusgarp Savaşı ne vakit gerçekleşti?

1910 yılının başlangıcında itibaren İtalyanlar, Trablusgarp bölgesinde işgal faaliyetlerine başlamışlardı. Osmanlı bu duruma itiraz edince 1911 senesinde İtalya Krallığı, Osmanlı İmparatorluğuna nota verdi. Aynı senenin Eylül ayında ise Trablusgarp Savaşı başlamış oldu. 

Trablusgarp Savaşı olarak adlandırılsa da aslında iki devlet Adriyatik Denizi, Ege Adaları, Çanakkale Boğazı ve Kızıldeniz gibi pek oldukça değişik bölgede kara ve deniz savaşı gerçekleştirdi. Birinci Balkan Savaşı’nın başlaması ile beraber 1912 yılının Ekim ayında savaşa son verildi ve Uşi Antlaşması imzalandı. Yani Trablusgarp Savaşı, 1911 – 1912 yılları aralığında yaşanmıştır. 

Trablusgarp Savaşı öncesi her iki devletin de iç karışıklıkları vardı:

1908 senesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda İkinci Meşrutiyet duyuru edilmiş ve Kanun-i Esasi yürürlüğe konmuştu. Bosna işgal edilmiş, Girit halkı ayaklanmıştı. İttihat ve Terakki’ye başkaldırı eden bir grup, İstanbul’da Hareket Ordusu tarafınca bastırılmıştı. 1911 senesinde Osmanlıcılık ideolojisi uygulanmak isteniyor fakat batılı devletlerin desteği sebebiyle Karadağ ve etrafında isyanlar hız kazanıyordu.

1911 yılı İtalya’nın 50. kuruluş yılıydı. Yeni tahta geçmiş olan III. Vittorio Emanuele ve zamanın başbakanı Giovanni Giolitti, ülkedeki milliyetçi damardan besleniyorlardı. Fransa, İngiltere ve öteki devletler ne hoş Osmanlı topraklarını sömürüyor biz niye duruyoruz diyen halkın sesine kulaklarını tıkamaları imkansızdı. Osmanlı’da sömürülecek tek toprak parçası ise Trablusgarp kalmıştı. 

İtalya’nın açgözlülüğü, Trablusgarp Savaşı sebeplerinin başlangıcında geliyor:

Osmanlı tarafınca 1551 senesinde fethedilen Trablusgarp, 1877 yılından beri merkeze bağlı bir vilayetti. 16. yüzyılda başlayan sömürgecilik faaliyetleri sebebiyle 19. yüzyılda neredeyse Afrika’nın tamamı batılı devletlerin sömürgesi haline gelmişti, Trablusgarp ve çevresi hariç. Elbette bu durum, bütün gözlerin bu topraklar üstünde bulunmasına niçin olmuştu.

Fransa Tunus’u, İngiltere Mısır’ı ele geçirmişti ve İtalya hani bana diyordu. O devre İtalya kuvvetli değildi ama gene de bir Avrupa ülkesiydi ve bu nedenden dolayı öteki devletler onu destekliyordu. Hem resmi hem de gayrı resmi birçok antlaşma ile Trablusgarp ve çevresi İtalyanlara bırakılmıştı. 

Tabii İtalya derhal gidip de bölgeyi işgal edemezdi, adım adım ilerledi. Barışçıl işgal ismi verilen bir teknik ile bölgede ekonomik bir sömürge başlattı. Osmanlı’nın en sonunda itiraz etmiş olduğu vaka ise bölgeye ağır silahlı İtalyan askerlerinin gelmesi oldu. Bölgedeki Osmanlı askerlerinin sayısı oldukça fazla olmadığı için İtalya basitçe bölgeyi işgal etmeyi başarmıştı. 

Ve en sonunda Trablusgarp Savaşı başladı:

İngiliz ve Fransızların da desteğini alan İtalyanlar, Trablusgarp Savaşı’nın ilk adımı olarak Adriyatik Denizi’nde bulunan birkaç Osmanlı gemisini batırdı. Trablusgarp limanını ablukaya alan İtalyan gemileri kenti bombalamaya başladı. Bingazi’yi işgal eden İtalyanlar, buraya asker çıkararak güçlerini daha da arttırdı. 

Maalesef bu zamanda sadece İtalyanlarla değil, işgalcilerle anlaşan Arap kabilelerle de savaşmak zorunda kaldık. Tobruk ve Derne bölgelerinde Türkler gerilla savaşı ile işgalcilere karşı koydu. Ancak bu kafi değildi zira deniz savaşları da oldukça yoğun bir halde yaşanmaktaydı ve Ege Denizi’ndeki 12 ada da bu süreçte işgal edilmişti. 

İtalyanların Rodos çıkarması ile beraber işler iyice kızıştı ve işgalciler Çanakkale Boğazı’na girdiler. Düzensiz Türk kuvvetleri her ne kadar gerilla saldırıları ile İtalyanları yavaşlatıyor olsa da vaziyet kötüye gidiyordu. Karabağ Krallığı’nın Osmanlı İmparatorluğu’na savaş duyuru etmesi ile yani Birinci Balkan Savaşı’nın başlaması ile beraber Trablusgarp Savaşı’nı yitirmiş olduk.

Trablusgarp Savaşı’nın sonuçları Uşi Antlaşması ile belirlendi:

İtalyan kuvvetlerinin Osmanlı’nın Balkanlara yardım göndermesini engellemesi sonrası sulh yapılmasına karar verildi. İki taraf, 15 Ekim 1912 tarihinde İsviçre’nin Ouchy kentinde Uşi Antlaşması’nı imzaladılar. Buna göre;

  • Trablusgarp ve Bingazi bölgesindeki kuvvetlerini çeken Osmanlı İmparatorluğu buraları İtalya’ya bırakacaktı.
  • Trablusgarp’taki Müslümanların hakları Osmanlı İmparatorluğu tarafınca korunmaya devam edecekti.
  • Ege Denizi’ndeki 12 ada Osmanlı İmparatorluğu’na bırakılacaktı. 

Evet, Uşi Antlaşması ile resmi olarak 12 ada Osmanlı’ya bırakılmıştı fakat o devre meydana getirilen savaşlar sebebiyle bu adaların Yunanların eline geçmesinden korkulmuş olduğu için yönetimi İtalyanlara bırakıldı. İkinci Dünya Savaşı esnasında 12 ada Almanya tarafınca işgal edilmiş ve Türkiye’ye armağan edilmek istenmişti. Ancak Türkiye, savaştaki bağımsızlığı bozulmasın diye bunu kabul etmedi ve adalar Yunanistan’a verildi. 

Atatürk gibi kahramanlar Trablusgarp Savaşı’nda ortaya çıkmışlardı:

O devre genç subaylar olan Enver Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Fuat Bulca, Nuri Conker, Fethi Okyar gibi Türk kahramanları, Trablusgarp Savaşı yaşanırken bölgeye gizli saklı kimliklerle gitmişler ve halkı örgütleyerek bir gerilla savaşı başlatmışlardı. Atatürk, gözünün şehla kalmasına yol açan yarayı buradaki savaş esnasında almıştır. 

Osmanlı’nın Afrika’daki son toprak parçasını da yitirmiş olduğu savaş olarak tarihe geçen Trablusgarp Savaşı’nın nedenlerini ve neticelerini paylaştık. O devre yaşanmış kahramanlıkları da hainlikleri de katiyen unutmamak gerekiyor. 

Kaynaklar: Atatürk Ansiklopedisi, İslam Ansiklopedisi