Akşener hakkında 7 yıl önce açılan FETÖ soruşturmasında takipsizlik kararı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile ilgili “Fetullahçı Terör Örgütü’ne üyelik” iddiasıyla yürütülen soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Veysel Kaçmaz’ın kararında, gizli saklı şahit “Yağmur”un 4 Ağustos 2016’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede, “Örgütün son dönemdeki stratejilerinden biri siyasal partilerden birine sızmak ya da mümkünse yeni bir siyasal parti kurmaktır. Bildiğim kadarıyla buna yönelik olarak Meral Akşener adlı şahıs kullanılmaktadır. Meral Akşener’in muhtelif yerlerde cemaat toplantılarına katıldığını ve cemaatin talimatları doğrultusunda çalıştığını biliyorum” iddialarının da bulunmuş olduğu birtakım bölümler aktarıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca oluşturulan tahkîkat kapsamında Akşener’in, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde FETÖ/PDY ile iltisaklı birtakım kişilerle gizli saklı toplantı yapmış olduğu iddiası üstüne inceleme yapıldığı bildirilen kararda, Akşener’in cep telefonlarının HTS girdilerinin incelenmesi kararında “söz mevzusu şahıslarla bağlantı ve baz birlikteliğinin bulunmadığı” belirtildi.
Kararda, meydana getirilen inceleme kararı Akşener’in, FETÖ/PDY’nin haberleşme uygulaması ByLock’u kullanmadığı, Bank Asya’da hesabına, terör örgütüyle bağlantı ve iltisaklı şirketlerde çabalama kaydına; terör örgütüyle bağlantı ve iltisaklı derneklerde ise üyelik kaydına rastlanmadığı aktarıldı.
MASAK tutanağına göre, Akşener’in banka hesapları kapsamında FETÖ/PDY ile bağlantı ve iltisaklı şahıs ve kuruluşlarla para aktarımı görülmediği anlatılan kararda, Akşener’in yurt dışı çıkış kayıtları ve yolculuk ettiği uçaktaki yolcu listelerinin incelendiği, 2014’teki bir Avrupa seyahatindeki yolculardan yalnızca biri ile ilgili FETÖ/PDY üyeliği suçundan tahkîkat yürütüldüğü, bu kişiyle de Akşener içinde telefon irtibatı ve baz birlikteliği bulunmadığı bildirildi.
Kararda, şu ifadeler kullanıldı:
“(Akşener’in) Kullanımında olan telefon hatlarının HTS girdilerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edildiği, kayıtların incelenmesi kararında haklarında teşkilat üyeliğinden tahkîkat yürütülen fakat örgütün mahrem yapılanması kapsamında olduklarına dair rastgele bir veri bulunmayan kişilerle telefon irtibatlarının olduğu, bu irtibatların çoğunun eski tarihlere dayandığı, ilaveten bu kişilerden bir bölümü ile ilgili tahkîkat makamlarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği, bu haliyle HTS kayıtlarında örgütsel özellikte irtibatlarına rastlanmadığı anlaşılmıştır.”
Tanık Koruma Kanunu’na göre gizli saklı şahit beyanının tek başına hükme esas alınamayacağına dikkat çekilen kararda, şu ifadelere yer verildi:
“Şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğuna, örgütle hiyerarşik bağ kurup, süreklilik, çeşitlilik, kesafet içeren eylemlerde bulunarak silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ve bunu son döneme dek sürdürdüğüne dair ile ilgili amme davasının açılmasını haklı kılacak özellikte birçok şüpheden uzak, yeterli, net ve inandırıcı bir kanıt elde edilemediğinden ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.”