Toplumları ayakta tutan ahlak – Zafer Çam

Ahlak var mı?

Var olmayan ahlakın çöküşünü izliyoruz.

Ülkede terbiye dersi verenler ilkin kendilerinde başlamalılar.

Ayaktan başa doğru terbiye olmuyor.

Baştan ayağa doğru olmalı.

Bizde hep ayaktan başa terbiye dersi veriliyor.

Ey ülkeyi yönetenler.

Önce sizlerden başlamalı bu terbiye değil mi?

Sizler misal olunuz ki ayaklar ona göre gelsin.

Sizden olmayanı halktan iyi mi istersiniz.

Hz. Muhammed (s.a.v) mesajında açıkça belirttiği suretiyle kendisinin hoş ahlakı yaşanabilir, olarak tamamlanması için; gönderildiğini söylemektedir.

Hayat için ne kadar mühim bulunduğunu vurgulamıştır.

İnsan, yaşamının tamamını ahlaklı, dürüst, samimi, birçok fena düşüncelerden uzaklaşmış bir konumda olması içi gayret sarf etmelidir.

Bu şahsi hayatımızdan, en tepedekilerden tutun en alta kadar her alanda olmalıdır.

Herkes ilkin sizi; dürüst, samimi, candan, ahlaklı insan diye tanımlamalıdır.

Böyle bir tanımlanma olması için, bunu sizin, tavır ve davranışlarınız belirleyecektir.

Kısacası bunu hak etmek gerekir.

Ahlak var ise cemiyet vardır.

Ahlakı olmayan cemiyet çökmeye mahkûmdur.

Toplumları ayakta tutan ahlaktır.

Üst seviye bir yetkilinin konuşmasına tanık oldum.

Üst seviye yetkili; etikten, ahlaktan giriyor, dinden çıkıyor, cemiyet ahlakının oldukça fazla bozulduğundan dert yanıyor…

Kendince sosyal bozulmaya karşı deva arıyor…

Çözüm şeklinde de sosyal ahlaka ve İslami değerlere haiz çıkılmasını istiyor.

Toplumun bozulmuş olduğu konusu ile ilgili hem fikiriz…

Kimsenin buna bir ihtirazı yok…

İyi de cemiyet aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağıya doğru düzelir.

Ne denir: Öğretmen öğrenciye, imam cemaate, usta çırağa, esnaf müşterisine misal olacak…

Kendinin yapmadığı bir şeyi başkasından istemek!

Önce kendinden başlamak…

Nedense bizde hep başkaları düzeltilmek istenir…

Kendini düzeltemeyen başkasını düzeltemez…

Kişi bir şeyi yanlış görüyorsa ilkin kendine bakacak…

Kendinden başlayacak…

Değişimin en alttan başlanarak düzeltileceğine inanmış ya da rolü gereği öyle gözüküyor.

Zurnanın zırt söylediği yerden…

Yani etkisi, yetkisi olmayandan…

Ahlaki bir bozulmadan bahsediliyor ve bu etik bozulma düzeltilmek isteniyorsa en aşağıdan değil en tepeden başlamalı en aşağıya doğru inilmelidir.

Üst seviye yetkili, bu işin bu şekilde olması icap ettiğini bilmesi gerekir…

Öncelikle Devlet yönetmeye talip olan insanların, terbiye ve dürüstlük konusu ile ilgili oldukça dikkatli olmaları gerekmektedir.

Doğru sözlü, güvenilir, lafının eri, dürüstlük kavramları bilhassa siyasetçilere oldukça yakışır.

Halkımızın bu şekilde bir beklentisi vardır.

Siyasetçilerden bu özellikleri her zaman, taşımalarını istemektedirler.

Oldukça mühim bir konudur.

Halkımız, bu özellikleri seven siyasetçileri kesinlikle takdir edecektir.

Meselede burada başlıyor…

Ve burada bitiyor…

Kendine baksa, kendini görse, kendinden başlasa; ettik de terbiye da din de temelden çözülecek!

Ahlaklı ve dürüst insanların çoğunlukta olduğu toplumlar, daha sıhhatli toplumlardır.